Başkan' dan
Yazdır
ENSEVGerçek anlamda fiziksel engeli olan insanlarla ilk tanışmam ve onların dünyasına girişim ihtisas eğitimimle başladı. Tıp doktoru olmama rağmen onları gerçek anlamda daha yeni tanıyordum. Çoğu omurilik ve beyin hasarı sonucu felç olan engelli insanlardı. Hemen hemen hepsi yetişkindi. Zaman geçtikçe, çocuklarında benzer hastalıkları olduğunu ancak onlara yeteri kadar ilgi ve imkan sağlanmadığını fark ettim.

Bu konuda daha donanımlı bir eğitim sahibi olabilmek için uzmanlık tezimi “çocuk rehabilitasyonu” konusunda yapmayı düşündüm. Ancak o dönemdeki klinik imkanları yeterli olmadığından ve bu konuda yetişmiş tez danışmanı akademisyen bulamadığımdan yapamadım. Dolayısıyla fiziksel engelli çocuklarla beraber olma sürecim başlamadan bitmiş oldu. Ancak benim bu konudaki ilgi ve heyecanım hiç azalmadı. Madem ülke şartlarında imkanlar sınırlıydı, bende yurt dışında bu konuda eğitim alma yollarını aradım.

Eğitim kurumlarını ve tahsil imkanlarını araştırdıkça; fiziksel engelli çocukların rehabilitasyonunun sandığımdan çok daha geniş ve önemli bir konu olduğunu, hatta Amerika Birleşik Devletleri’nde üst ihtisas alanı olarak uzmanlık kurulunca kabul gördüğünü öğrendim. Sonuçta çabalarım sonuç verdi ve devlet bursu kazanarak, 2002-2003 yılları arasında Denver Çocuk Hastanesi Çocuk Rehabilitasyonu Merkezinde, bu konudaki en önemli kişilerden birisi olan Prof. Dennis J Matthews ve ekibi ile birlikte oldukça verimli bir eğitim süreci geçirdim.

İtiraf etmeliyim ki, bu çocukları gerçek anlamda ilk orada tanıdım. Fiziksel engelli durumlarına bakıp, zihinsel olarak da engellerinin olduğunu düşündüğüm bu çocukların, çoğunun kendi akranlarından zihinsel anlamda ciddi bir farklarının olmadığını gördüm. Olanların birçoğunun da eğitilebilir düzeyde olduğunu gözlemledim. Türkiye’ye döndükten sonra da bu alandaki çalışmalarıma ulusal ve uluslar arası düzeyde devam ettim. O günden bu güne kadar, birçok çocuk ve ailesi ile beraber geçirdiğimiz bu süreç önemli tecrübe ve birikim sahibi olmama, fiziksel engelli çocukların tedavi ve eğitim sürecine ilişkin ülke gerçeklerini ve imkanlarını çok daha iyi tanımama yaradı. Bu konuda ülkemizdeki iyi niyetli çabalara rağmen, ciddi eksiklikler olduğu çok açıktır. Ancak bunları çözmenin tek yolu, kamu kurumlarının yapmasını beklemek ya da onlardan talepte bulunmak değil; çalışıp gayret göstererek, bir şeyler üreterek çözüme ortak olmaktan geçmektedir.

Bu duygularla, bu konuya gönül vermiş bir akademisyen olarak fiziksel engelli çocuklarımızın tıbbi rehabilitasyon ve eğitim süreçlerindeki eksikliklerin çözümüne yönelik projeleri hayata geçirebilmek için ENSEV’le beraber gönüllü bir nefer olarak yola çıktım. Amacımız fiziksel engelli çocukların daha iyi ve bağımsız bir yaşama kavuşmalarında onlara yardımcı olmaktır. Onlar için hayat mücadele demektir. Sizde hayatla mücadelelerinde minik ama kocaman yürekli çocuklarımızın yanında olun…

Doç. Dr. Birol BALABAN